Güncel Patoloji Dergisi 2018, Cilt 2, Özel Sayı
EPS280(256 - İntrakolesistik papiller-tubuler neoplazm ve foliküler kolesistit: Olgu sunumu
Hepatobilier ve Pankreas Patoloji
Havva Solak Özşeker 1, Önder Özcan 2
1 Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi, Patoloji Bölümü
2 Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı
  GİRİŞ:

Safra kesesinin neoplastik polipleri hakkında oldukça az klinik ve patolojik bilgi birikimi vardır. Literatürde kolon karsinomlarında olduğu gibi adenom-karsinom gelişim aşamaları safra kesesi karsinomlarında henüz net olarak tanımlanamamıştır. Burada foliküler kolesistit ve intrakolesistik papiller-tubuler neoplazm birlikteliği gösteren bir olgu sunulmuştur.

OLGU:

Karın ağrısı şikayeti ile acil servise başvuran 80 yaşında kadın hastanın yapılan tetkiklerinde ALP:201 U/L (35-105), GGT: 252 U/L (6-42), LDH: 260 U/L (135-214), ALT: 213 U/L (0-32), AST: 227 U/L (0-32) olarak saptandı. Yapılan abdomen USG analizinde safra kesesinde lümene protrüde olmuş en büyüğü 29x17 mm boyutlarda lobüle kontürlü birkaç adet polipoid lezyon tespit edildi. Kolesistektomi uygulanan hastada makroskopik olarak 9,5x3,5x2 cm boyutlarda, serozası mat gri renkli safra kesesi içerisinde en büyüğü 1 cm çapında frajil nitelikte çok sayıda polipoid yapılar ve en büyüğü 0,6 cm çapında çok sayıda taş mevcuttu. Histopatolojik incelemede mukozada germinal merkezleri belirgin lenfoid folikül varlığı ile nitelenen “foliküler kolesistit” bulguları, psödopilorik metaplazi yanı sıra lümene dökülmüş fragmanlar halinde tubüller ve papiller yapılar oluşturan neoplastik hücre proliferasyonu izlendi. Materyal yeni parça alımı ile yaygın olarak örneklendi ve invaziv tümör saptanmadı. Uygulanan immünohistokimyasal çalışmada neoplastik hücrelerde aberan kript yapılarında nükleer beta-katenin pozitifliği saptandı. Olguya “intrakolesistik papiller-tubuler neoplazm” ve "foliküler kolesistit" tanısı verildi.

SONUÇ:

Safra kesesinin neoplastik poliplerinin isimlendirilmesi ve patogenezi henüz net bir şekilde tanımlanamamıştır. Bizim olgumuzda mevcut olan foliküler kolesistit morfolojisinin ve nükleer beta-katenin birikiminin bu neoplazilerin patogenezinde rol alabileceği düşünülmüştür. Literatürde bu olgularda uzun dönem takiplerde metastaz bildirildiğinden geniş patolojik örneklendirme ve takip zorunludur.
Anahtar Kelimeler : Safra kesesi, tubulo-papiller neoplazm, foliküler kolesistit