Cilt 1, Sayı 3
Kasım 2017 · Sayfalar 053-059
Servikal İntraepitelyal Neoplazilerde HPV Varlığı ve p16 Ekspresyonu
Evaluation of HPV And p16 Expression in the Cervical Intraepithelial Neoplasia
Nusret ERDOĞAN1, Feyza DEMİR2, Zuhal ÖZCAN3
Amaç: Serviks kanseri, önleme programlarına rağmen dünya genelinde kadın ölümlerinin önde gelen nedenlerindendir. Bu çalışmanın amacı, servikal intraepitelyal neoplazi ve skuamöz hücreli karsinom olgularında, HPV-HR ve p16 değerlendirilmesi ile sitolojik ve histopatolojik sonuçların karşılaştırılmasıdır.
Gereç ve Yöntem: Hastanemiz Patoloji Kliniğinde histopatolojik olarak servikal intraepitelyal neoplazi ve skuamöz hücreli karsinom tanısı
almış 51 olgu daha önceki servikal smear sonuçları ile uyumluluk açısından değerlendirildi. Silver in situ hibridizasyon yöntemi ile servikal
intraepitelyal neoplazi ve skuamöz hücreli karsinom olgularında HPV-HR varlığı ve aynı doku biyopsilerinde immünohistokimyasal olarak p16
ekspresyonu değerlendirildi.
Bulgular: Smear sonuçlarına göre servikal intraepitelyal neoplazi düzeyinin farklılık gösterdiği saptandı. Mevcut bulgulardan smearlerinde yüksek
dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon ile ayrılamayan atipik skuamöz hücreler ve yüksek dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon saptanmış olan
olguların, doku biyopsilerinde CIN I?e nazaran daha çok CIN II ve CIN III tanısı aldıkları saptanmıştır. Aynı test ile değerlendirildiğinde HPV-HR
düzeyine göre histolojik tanı tiplerinin farklılık gösterdiği saptandı. Histopatolojik incelemede CIN I olarak değerlendirilen olguların %35?inde,
CIN II olarak değerlendirilen olguların %93.3?ünde, CIN III olarak değerlendirilen olguların %92.3?ünde ve skuamöz hücreli karsinom olarak
değerlendirilen olguların %100?ünde p16 ile pozitif boyanma görülmüştür.
Sonuç: Servikal smear testi, in situ hibridizasyon yöntemi ile HPV-HR değerlendirilmesi ve immünohistokimyasal olarak p16 uygulanması,
servikal intraepitelyal neoplazilerin erken tanı ve tedavisinde oldukça önemli ve gereklidir.