Güncel Patoloji Dergisi 2018, Cilt 2, Özel Sayı
EPS319(574 - Overin Sklerozan Stromal Tümörü: Olgu Sunumu
Jinekopatoloji
Nihal Kılınç 1, Furkan K. Paksoy 2, H. Öztürk Şahin 2
1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Tıbbi Patoloji Ad.
2 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları Ve Doğum Ad.
  GİRİŞ

Sklerozan stromal tümörler (SST) ilk olarak 1973 yılında Chalvardjian ve Scully tarafından tanımlanmış olup overin diğer seks kord tümörleri içinde sınıflandırılan ve oldukça nadir görülen benign karakterli bir tümördür ve klinik ve histopatolojik olarak farklı özellikler gösterir. Bu tümörler çoğunlukla 20-40 yaş aralığında görülürler, ancak az sayıda olguda postmenopozal dönemde ya da çocukluk döneminde görülebilirler.

OLGU

64 yaşındaki hasta jinekolojik onkoloji polikliniğine sol kasık ağrısı şikayeti ile başvurdu. Hastanın yapılan fizik muayenesinde pelvisten umbilicusa uzanan solid karakterde malign görünümlü kitle palpe edildi. BT görüntülemede; pelvis sağ lateral ağırlıklı umbilikus düzeyi superiorunda sol laterale doğru uzanan büyük boyutlu periferiferal kontrast tutulumu gösteren kitlesel lezyon tesbit edildi. Olgunun biyokimyasal olarak hormonal ve kan değerlerinde özellik yoktu. Yapılan eksplorasyonda sağ over lojunda aklaşık 20x8 cm boyutunda tamamı solid, multilobüle, beyaz-sarı renkli, ovoid yapıda ve yaygın vasküler görünümde kitle izlendi. Batın sitolojisi alınmasını takiben sağ overden kaynaklanan kitle over dokusu korunarak eksize edildilerek frozen section için patoloji laboratuvarına gönderildi. Diğer over ve pelvik yüzeyler normal olarak izlendi. İntraoperatif frozen section sonucu mezenkimal kökenli tümoral doku gelmesi üzerine TAH+BSO yapılarak operasyona son verildi. Kitle materyalinin makroskopik muayenesinde; 20x17x8 cm ölçülerinde dilimlenerek gönderilen kesit yüzeyi solid, gri-beyaz renkte kitle izlendi. Histopatolojik muayenesinde; ödemli iğsi fibroblastik, myoid ve eozinofilik hücrelerden oluşan storiform patern gösteren alanlar ve daha sellüler alanların ortalarında dilate ve boynuzsu büyük vasküler yapılar ile belirgin hyalinize stroma izlendi. Kesitlerde mitoz, nekroz ve pleomorfizim görülmedi. Sitomorfolojik bulgular kronik enflamatuar süreç ile uyumlu idi. Yapılan immunohistokimyasal incelemede; tümör hücreleri; vimentin ve CD34 ile pozitif boyanma ve ER, PR, PanCK, inhibin, kalretinin, vimentin, SMA, CD117, Dog1 ve desmin ile boyanma görülmemiştir. Morfolojik, sitolojik ve immunohistokimyasal profil birlikte değerlendirildiğinde olgu sklerozan stromal tümör olarak değerlendirilmiştir.

SONUÇ

Literatürde yer alan olguların %80’inden fazlası 20-40 yaş aralığındadır; ancak az sayıda olguda postmenopozal dönemde ya da adolesan dönemde görülebildiği belirtilmektedir. SST olgularının çoğu hormonal olarak inaktiftir. SS, ovaryan tümörlerin %2-&'sını oluşturmaktadır. Genellikle unilateraldir; en sık adet düzensizliği ya da adneksial kitle şikâyeti ile başvuran 2. ve 3. dekadtaki genç kadınlarda gözlenir. Tümörün radyolojik görüntüsündeki ve makroskopisindeki solid yapılar malign izlenimi verebilmete ve gereksiz radikal cerrahi girişimlere neden olmaktadır. Soliter Fibröz Tümör (SFT) ve diğer seks kord stromal tümörler ile ayrıcı tanısı immun panel ile yapıldı.
Anahtar Kelimeler : Sklerozan stromal tümör, over, postmenopoz