Güncel Patoloji Dergisi 2017, Cilt 1, Özel Sayı
PS012 - PÜR UTERİN LİPOMA
Jinekopatoloji
Tangul Bulut Pınarcı1, Tülay Keklik Temuçin2, Betül Çelik Erdoğan1
1Sb Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi, Patoloji Kliniği, Antalya
2Sb Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Ve Araştırma Hastanesi, Patoloji Kliniği, Ankara
 

Giriş

Pür uterin lipom oldukça nadir bir lezyondur.Görülme sıklığı 0.03-0.2% olarak bildirilmiştir. Klinik -radyolojik olarak malignite şüphesiyle frozen çalışılan olgumuzu oldukça nadir olduğu için sunduk.

Olgu

Postmenopozal kanama nedeni ile başvuran 65 yaşında kadın hastaya yapılan ustrasongrafide, sağ korpus posteriorda 2.5x2.5 cm boyutunda,santralinde 1.5x1 cm hiperekojen düzgün sınırlı alan içeren tip 4 myom tespit edildi. Malignite şüphesi ile frozen çalışılan olgu benign olarak bildirildi. İncelenen histerektomi materyalinde korpus uteride, 1.5 cm çapta, iyi sınırlı, tamamı sarı renkte 1 adet nodüler lezyon ve istmus uteri seviyesinde yine 1.5 cm çapta iyi sınırlı beyaz renkte, trabeküler kesit yüzüne sahip nodüler izlendi.H-E kesitlerde, korpus uteride lokalize lezyonun, düz kas ile çevrili, tamamı adipositlerden oluştuğu izlendi. Lezyon s100 ile pozitif, SMA ve desmin ile negatif boyandı. İstmus uteri seviyesinde lokalize lezyon ise tamamı düz kas demetlerinden oluşan leiomyom nodülü idi. Olguda malignite izlenmedi.

Tartışma;

Lipom uterusta çok nadir olmasına karşın en sık 30 yaşlarında, %20-40 oranında kadınlarda en sık izlenen benign mezenşimal neoplazmdır. Diğer lokalizasyonlarda izlenen lipomların aksine literatürde bildirilen uterin lipomlar postmenopozal dönemde görülmüştür. Bizim olgumuzda izlendiği gibi uterin lipomlar leiomyoma benzer şekilde ağrı, vajinal kanama gibi bulgulara sahiptir. Radyolojik olarak bu lezyonların çoğu atlanır ancak MR yağ içeriğini tespit edebilir. Genellikle 5-10 cm arasında bildirilmişlerdir. Bizim olgumuz 1.5 cm çapta olmasına karşın vajinal kanamaya neden olmuştur.

Patogenezinde düz kas hücrelerinin metaplazisi, konnektif dokunun dejenerasyonu, perivasküler yağ hücrelerinin proliferasyonu yada embryonik yağ hücrelerinin göçü sorumlu tutulmuştur. Bazı vakalar bu teorileri desteklesede bizim vakamızda lezyon düz kas hücresi içermemekteydi ve SMA ve desmin ile negatif boyanmıştır. Metaplazi teorisi çok nadir olarak izlendiği için desteklenmemektedir.

Sonuç olarak Pür uterine lipom patolojik olarak tanı zorluğu yaratmamasına karşın yanlızca USG veya CT ile değerlendirilen ve MR ile yağ içeriğinin görüntülenmediği durumlarda, olgumuzda izlendiği gibi malignite şüphesine neden olabilir. Bu yüzden uterin lipomların ayırcı tanıda hatırlanması gerekmektedir.

Anahtar Kelimeler : Uterus, lipoma, leiomyoma