Güncel Patoloji Dergisi 2018, Cilt 2, Özel Sayı
EPS629(80) - Atipik small asiner proliferasyon (ASAP) tanılı olguların histomorfolojik özelliklerinin malignite tanısındaki önemi
Üropatoloji
Ayşe Gökçen Sade 1, Şükran Sarıkaya Kayıpmaz 1, Hanife Gülnihal Özdemir 1, Nagehan Özdemir Barışık 1
1 Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kartal Dr.lütfi Kırdar Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Patoloji Kliniği
  Amaç:Prostat karsinomu tanısında güncel yöntem transrektal ultrason(TRUS) eşliğinde yapılan iğne biyopsileridir. Biyopsilerde, kanser tanısının dışlanamadığı şüpheli glandlar için kullanılan atipik küçük asiner proliferasyon (ASAP); bazal hücre kaybı ve infiltratif patern gösteren ancak yeterli sitolojik atipi içermeyen asiner grupları veya kantitatif olarak yetersiz glandları temsil etmektedir. Çalışmadaki amacımız; TRUS eşliğinde biyopsi uygulanmış ASAP tanılı hastaların laboratuar ve histolojik bulgularının, benign , düşük ve orta-yüksek grade’li malignitelerdeki dağılımını değerlendirmektir.

Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 2009-2015 yılları arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Patoloji Kliniğinde biyopsi ve rebiyopsilerine ulaşılan ve ASAP tanısı almış 187 olguya ait 257 kor biyopsi alınmıştır. Olgular yaş, serum prostat spesifik antijen (PSA) düzeyi, multifokalite, şüpheli asinüslerin sayısı, nükleer büyüme, nükleol belirginliği, hiperkromazi, sitoplazmik amfofili, luminal amorf aselüler sekresyon, kristaloid varlığı, infiltratif görünüm, inflamasyon ve atrofi açısından değerlendirilmiştir. Bulguların benign, düşük, orta-yüksek grade’li malignite gruplarındaki dağılımları incelenmiştir.

Bulgular: Benign ve malign gruplar arasında histolojik olarak iki kat ve üzerinde nükleer büyüme(p=0.001), nükleol belirginliği(p=0.000), lüminal aselüler amorf sekresyon(p=0.000) ve inflamasyon(p=0.000) yönünden, anlamlı fark saptanmıştır. Ayrıca ortalama yaş(p=0.013), ortalama serum PSA düzeyi(p=0.000), iki kat ve üzeri nükleer büyüme(p=0.004), amfofilik sitoplazma (p=0,008) ve inflamasyon (p=0.000) yönünden orta-yüksek grade’li malignite grubu ile diğer gruplar arasında da istatistiksel olarak anlamlı fark görülmüştür(p<0.05). Gruplar arasında, multifokalite, ortalama asinüs sayısı, nükleer hiperkromazi, intralüminal kristaloid varlığı, atrofi bulguları açısından anlamlı farklılık saptanmamıştır.

Sonuç: Çalışmamızda yüksek serum PSA değerli ileri yaş hastalarda, iki kat ve üzeri nükleer büyüme, amfofilik sitoplazma ve inflamasyon yokluğunun orta-yüksek grade’li malignite ile ilişkili ASAP olgularında, diğer gruplara göre daha sık izlenmiştir. Bulgularımız ASAP olgularının yönetiminde tekrarlanan biyopsiler nedeniyle gelişebilecek komplikasyonları önlemek açısından yol gösterici olabilir.
Anahtar Kelimeler : Atipik küçük asiner proliferasyon, prostat