Güncel Patoloji Dergisi 2018, Cilt 2, Özel Sayı
EPS071(116 - Malignite Potansiyeli Belirsiz Granüler Hücreli Tümör: Nadir Bir Olgu
Dermatopatoloji
Mehtap Eroğlu 1, Nilay Bakoğlu 1
1 Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Patoloji Bölümü
  GİRİŞ: Granüler hücreli tümör; kutanöz ve subkutanöz yerleşim gösteren, Abrikossoff tümörü olarak da adlandırılan, 4-6 dekatlarda rastlanan, nadir, nöroektodermal kökenli bir tümördür. Genelde benign karakter sergilemekte olup malign vakalara da rastlanmaktadır. Sıklıkla baş-boyun, özellikle dilde görümekle beraber meme, gastrointestinal sistem, solunum sistemi ve safra yollarında da rastlanmıştır.

OLGU: 72 yaşında, kadın hasta saçlı deride 5 yıldır mevcut olan şişlik ve o alanda saç dökülmesi şikayeti ile hastanemize başvurdu. Özgeçmiş ve soygeçmişinde özellik saptanmayan hastanın dermatolojik muayenesinde yaklaşık 2x2 cm ölçülerinde, orta sertlikte, bej renkte, üzerinde saç izlenmeyen nodül saptandı. Lezyon total olarak eksize edildi, patoloji bölümüne gönderildi.

Makroskopi: Üzerinde 3,5x2,5 cm ölçülerde deri elipsi bulunan, 1,5 cm derinlikte deri deri altı dokusu görülmüş olup, deri üzerinde en yakın cerrahi sınıra bitişik 2x2 cm ölçülerde, alopesik görünümde, bej renkte alan izlendi. Materyal tam kat kesildiğinde, kesit yüzünde taban cerrahi sınıra uzanım gösteren 2x2x1,2 cm ölçülerde bej renkte, solid görünümde, kısmen düzenli sınırlı lezyon izlendi. Materyalin tamamı takibe alındı.

Mikroskopi: Yapılan HE boyalı kesitlerde epidermiste hafif akantoz ve ortakeratoz mevcut olup, papiller dermisten başlayıp, subkutan yağlı dokuya kadar ulaşan tümöral oluşum izlendi. Tümör hücreleri geniş, eozinofilik granüler sitoplazmalı, belirgin nükleollü ve oval-yuvarlak yer yer pleomorfik nukleuslardan oluşmaktaydı ve bazı tümör hücreleri dev hücre formasyonu göstermekteydi. Tümör hücreleri trabeküler ve adalar halinde dizilim paterni sergilemekteydi. Seri kesitlerde perinöral invazyon görülmüş olup, lenfovasküler invazyon, nekroz, mitoz izlenmedi. Histokimyasal incelemede eozinofilik sitoplazma içerisinde d-PAS ile pozitif boyanan pembe renkte birikim dikkati çekti. PAS, Müsin, Giemsa, PAS-AB ile özellik izlenmedi. İmmünohistokimyasal incelemede tümör hücreleri S100 ve NSE ile kuvvetli pozitif boyandı. CD68 ve CD117 ile çoğu hücrede soluk sitoplazmik pozitif boyanma gözlendi. SMA, HMB45, Pansitokeratin ile negatif boyanma saptandı. Bu histomorfolojik, immünohistokimyasal ve histokimyasal bulgular eşliğinde olguya ‘Malignite Potansiyeli Belirsiz Granüler Hücreli Tümör ‘tanısı verildi.

SONUÇ: Granüler hücreli tümörlerde proliferatif aktivite (10BBA/2’den fazla mitoz ve yüksek Ki67 ) ve nekroz varlığı malignite kriteri sayılmaktadır fakat vasküler invazyon, perinöral invazyon ve bizaar hücrelerin varlığı malignite tanısı koydurmamaktadır. Vasküler invazyon, perinöral invazyon ve bizaar hücrelerin olduğu fakat mitozun 10BBA/2'den az, nekrozun saptanmadığı vakalarda ‘Atipik’ veya ‘Malignite potansiyeli belirsiz ‘ terimini kullanmak uygun olacaktır.
Anahtar Kelimeler : Atipik, Granüler Hücreli Tümör, Malignite Potansiyeli Belirsiz