Güncel Patoloji Dergisi 2017, Cilt 1, Özel Sayı
PS569 - KARACİĞER İĞNE BİYOPSİSİNDE GÖZDEN KAÇIRILABİLECEK AZ SAYIDA ATİPİK HÜCRE: TANI?
Hepatobilier ve Pankreas Patoloji
Muhammed Hasan Toper1, Emine Bozkurt1, Ruslan Asadov2
1Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı
2Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı
 

Giriş

Karaciğer, farklı organlardan kaynaklı metastatik tümörlerin ve kendine ait primer tümörlerin izlenebildiği bir organdır. Karaciğer iğne biyopsileri örneklemenin yeterli olduğu durumlarda genellikle tanı güçlüğü yaratmamaktadır. Ancak biyopsi sınırlı yeterlilikte ise veya biyopsinin neoplastik çok az hücre içermesi durumunda tümör tanısı gözden kaçırılabilmektedir. Bu farkındalığı artırarak karaciğer iğne biyopsilerinin daha dikkatli incelenmesi için olgumuzu paylaşmak istiyoruz.

Olgu

67 yaşında kadın hasta, bir buçuk yılda 13 kg kaybetme ve ishal şikayetleriyle hastaneye başvurdu. Hastanın, hipotiroidi nedeniyle levotiroksin sodyum kullanımı olduğu öğrenildi. Fizik muayenede ve laboratuvar bulgularında anemi dışında belirgin özellik izlenmedi. Üst gastrointestinal endoskopide midede kronik eroziv gastrit, alt gastrointestinal endoskopide kolonda tübüler adenom saptandı. Hastanın çekilen bilgisayarlı batın tomografisinde mezenterde infiltratif karakterde milimetrik boyutlarda superior mezenterik arter ve komşu vasküler yapıları sararak oklüze eden kitle, karaciğerde hemanjiyom görünümünde kitle, paraaortakaval mezenterik periportal ve çölyak akslarda çok sayıda lenfadenopati izlendi.

Olgudan alınan karaciğer iğne biyopsisi ilk olarak hematoksilen&eozin boyası ile değerlendirildi. Küçük büyütme ile değerlendirilirken karaciğer mimarisini değiştiren veya kitle oluşturan lezyon dikkati çekmedi. Ancak büyük büyütme ile değerlendirildiğinde arada safra duktusu ile ayrımı zorlukla yapılabilen küçük yuvalar-gruplar oluşturan (4-5 hücreli) veya tek tek hücreler halinde dağılan orta-dar sitoplazmalı hiperkromatik nükleuslu toplam 20’den az sayıda hücre izlendi. Bu hücreler, immünhistokimya panelinde yer alan TTF-1 ile immünekspresyon göstermezken sinaptofizin, kromogranin ve CDX2 belirteçleri ile immünekspresyon gösterdi. Tüm bu bulgular ışığında olguya “atipik nöroendokrin hücre grupları varlığı” tanısı verildi. Epikrizde olguda ön planda gastrointestinal sistem nöroendokrin tümörlerinin araştırılması önerildi.

Sonuç

Karaciğer iğne biyopsileri değerlendirilirken portal alanlardaki safra duktusları ve vasküler yapılar ile karışabilecek neoplastik hücre gruplarının olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle malignite sorgulanan olgularda ek yeni doku kesitleri ve immünhistokimyasal yöntemler kullanılarak biyopsilerin ayrıntılı değerlendirilmesi akılda tutulmalıdır.

Anahtar Kelimeler : karaciğer, nöroendokrin, atipik hücre