Güncel Patoloji Dergisi — The Journal of Current Pathology
e-ISSN: 2587-1072
Geri

PEDİATRİK RETİFORM SERTOLİ HÜCRELİ OVER TÜMÖRÜ (SLT): BİR OLGU SUNUMU

Makale

Cilt 1, Sayı 3

Eylül 2017

PEDİATRİK RETİFORM SERTOLİ HÜCRELİ OVER TÜMÖRÜ (SLT): BİR OLGU SUNUMU

Gülçiçek Ayrancı1, Cumhur Selçuk Topal1, Müberra Seğmen Yılmaz1, Itır Ebru Zemheri1, Özlem Evrim Topal2

1 Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Patoloji Bölümü
2 Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Çocuk Cerrahisi Bölümü
Anahtar Kelimeler: Retiform patern Sertoli Leydig Hücreli Tümör pediatrik

Giriş

Sertoli-Leydig Hücreli tümörler(SLHT) tüm over tümörlerinin %1’inden azını oluşturmaktadır.. Retiform SLHT ler .çoğunlukla overin yüzey epitel tümörlerinden seröz papiller tümörler ve seks kord stromal tümörlerden endodermal sinüs tümörü ile karışmakta ve bazen yanlış tanı almaktadır

Olgu

6 yaşında kız çocuğu, hızla büyüyen batın içi kitle ile hastanemize başvurdu. Görüntülemede kitlenin sağ adneksiyal kaynaklı olduğu tespit edildi. Kitlenin makroskopisinde intakt kapsülün altında intrakistik gelişim gösteren polipoid ve papiller yapılar oluşturan tümöral lezyon izlendi. Mikroskopisinde Rete testis benzeri yarık ve abortif tubuller yapan, yer yer papiller projeksiyonlar oluşturan sertoli hücreleri izlendi. Bu hücrelerde hiperkromazi, atipi ve nükleer pleomorfizm izlenmedi. İmmunohistokimyasal incelemede bu hücreler Östrojen ve Progesteron Reseptörü negatif, EMA ve AFP negatif, inhibin ve WT-1 diffüz pozitif saptandı. Histomorfolojik bulgular ve immünohistokimya bulguları ışığında Retiform SHT tanısı konuldu.

Sonuç

SLHT ler overin seks kord stromal tümörleri arasında yer alıp çoğunluğu benign olarak bildirilmiştir. Retiform paternde SLHT ler SLHT in özel bir tipi olup, davranış potansiyeli belirsiz olarak sınıflandırılmıştır. Retiform paternde olan SLHT diğerlerine göre daha genç yaşta görülmekle beraber literatürde 6 yaşın altında çok az sayıda olgu bildirilmiştir. Özellikle çocuklarda retiform paternde SLHT tanısı diğer over tümörlerinde verilen yanlış kemoterapilerin önlenmesi adına büyük önem arz etmektedir.