Güncel Patoloji Dergisi — The Journal of Current Pathology
e-ISSN: 2587-1072
Geri

NADİR BİR OLGU : PROSTATIN ÜROTELYAL KARSİNOMU

Makale

Cilt 1, Sayı 3

Eylül 2017

NADİR BİR OLGU : PROSTATIN ÜROTELYAL KARSİNOMU

Demet Şengül1, Aslıhan Alpaslan1, Hülya Öksüz2, Kıvanç Yılmaz2, Bircan Mutlu3

1 Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi , Patoloji Anabilim Dalı
2 S.b-giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Eğitim Araştırma Hastanesi, Patoloji Kliniği
3 S.b-giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Eğitim Araştırma Hastanesi, Üroloji Kliniği
Anahtar Kelimeler: Prostat; Ürotelyal karsinom; Mesane; PSA

Giriş

Prostat tümörleri; büyük ölçüde malign tümörlerden, malign tümörleri de yüksek oranda bez epitelinden köken alan adenokarsinomlardan oluşur. Prostatta ürotelyal karsinomun görülme oranı, tüm prostat karsinomları içinde %1-4 oranındadır. Sıklıkla mesane kökenli tümörler prostatı invaze etmektedir. Radikal sistoprostatektomi materyallerinde prostat tutulumuna %12-40 oranında rastlanmaktadır. Seyrek olarak, ürotelyal karsinomlar, prostatik üretradan veya prostatik duktuslardan da kaynaklanabilmektedir (%1).

Olgu

87 yaşında erkek hasta, idrar yapmada zorluk şikayeti ile hastanemiz üroloji polikliniğine başvurmuş ve yapılan Üriner Sistem Ultrasonografide, mesane lümeninde şüpheli görünüm dikkati çekmiş ve sistoskopi önerilmiştir. Sistoskopide, mesanede tümöral lezyon görülmemiş, ancak prostat sol lobunun mesaneye doğru geliştiği ve mesane çıkımını tamamen kapattığı görülerek, TUR (Transüretral Rezeksiyon) prosedürü uygulanmıştır. Histopatolojik değerlendirmede; mikroskopik olarak, prostat dokusunda yüzey epitelinde yer yer karsinoma insitu odakları ve yüksek dereceli papiller ürotelyal karsinom alanları dikkati çekmiştir. İmmünhistokimyasal çalışmada, PSA (-) , CK7(+), CK20 (+) , P63 (+) , HMWCK (+) , CK 5/6 yüzey epitelinde ve bazı glandlarda (+) boyanmıştır.

Sonuç

Primer prostat kaynaklı ürotelyal karsinom oldukça ender görülen bir tümördür. Sıklıkla, mesane kökenli tümör, prostatı invaze eder. Primer orjini saptamak çoğu kez Patolog için can sıkıcı olabilmektedir. Bununla birlikte; histomorfoloji, immünhistokimya ve klinik veri, diagnostik verifikasyonu kolaylaştırmaktadır.