Güncel Patoloji Dergisi — The Journal of Current Pathology
e-ISSN: 2587-1072
Geri

Nadir Bir Olgu; İskemik Gastrit

Makale

Cilt 2, Sayı 2

Mart 2018

Nadir Bir Olgu; İskemik Gastrit

Haldun Selçuk1

1 Başkent Üniversitesi Hastanesi Patoloji Anabilim Dalı
Anahtar Kelimeler: İskemik gastrit mukozal nekrotizan iskemi periferal arter hastalığı

GİRİŞ

İskemik gastrit, hipotansiyon, hipoksemi, volvulus, trombüs, emboli, vaskülitler, arterioskleroz ve kronik radyasyon hasarına bağlı olarak ortaya çıkabilen bir histopatolojik antite olmasına karşın, midenin zengin damar ağı nedeniyle, gastrointestinal patoloji rutininde oldukça seyrek görülür ve endoskopik biyopsilerin temsiliyet sınırlılığı sebebiyle gözden kaçabilir. Endoskopik biyopsinin, klinik bulgular ile ilişkilendirilerek değerlendirilmesinin tanısal önemini vurgulayan bir iskemik gastrit olgusu sunduk.

OLGU

50 yaşında bilinen periferal arter hastalığı olan erkek hasta, karın ağrısı atakları, kilo kaybı ve epigastrik hassasiyet şikayetleriyle hastanemize başvurdu. Yapılan ultrasonografide mide antrum düzeyinde mide duvarı kalın görünümde olup kalınlığı yaklaşık 5 mm ölçüldü. Süperior mezenterik anjiyografide çöliak arterde arkuat basısına bağlı çok ince kalibrasyon ve çok zayıf doluş ve süperior mezenterik arter proksimalinde %85 oranında stenoz saptandı. Endoskopide fundusta geniş bir alana yayılan ülsere alan ve antrumda büyük kurvatür distalinde eritemli mukoza zemininde çok sayıda erozyon ve ülserasyon izlendi. Fundus ve antrum büyük kurvaturdan gönderilen endoskopik biyopsi örneklerinden birinde, fundal tip mukozanın bir kısmını ilgilendiren, şiddetli foveolar ve glandüler mikroabse formasyonları ile karakterize mukozal nekrotizan iskemi bulguları izlendi. Mukozada ayrıca atrofik değişikliklere eşlik eden çatısal ve rejeneratif epitelyal atipi, şiddetli yaygın erozyon ve skar formasyonları dikkati çekti. Lamina propriada mikrohemoraji odakları ve yer yer hyalen değişiklikler görüldü. Submukozada hyalen ve hiperplastik arteriolopati bulguları gösteren arterioller izlendi. Diğer örneklerden hiçbirinde parsiyel veya total mukozal nekroz bulgusu yoktu. Yapılan histokimyasal değerlendirmelerde "Helicobacter pylori" mikroorganizması saptanmadı. Olgu, klinik öykü ve radyolojik bulgular eşliğinde değerlendirildiğinde, bu morfolojik bulgular ile ?iskemik gastrit? olarak yorumlandı.

SONUÇ

İskemik gastrit literatürde olduça nadirdir, temsili olmayan biyopsi spesmenlerinde kolaylıkla gözden kaçabilir ve klinik bilgi olmadan değerlendirilen biyopsilerde belirgin ayırıcı tanı güçlüklerine neden olabilir. Bu hastalarda hızlı tanı ve akabinde hızlı revaskülarizasyon cerrahisi uzun dönem sağkalım açısından umut vericidir.